10 Ocak 2009 Cumartesi

Magtımgulı Pırağı


Ünlü Türkmen şairi Devlet Mehmet Azâdî'nin oğlu, Türkmen edebiyatının büyük üstadı ve Türkmenistan'ın manevi liderlerindendir. 1733-1793 tarihleri arasında yaşamış olan (bazı kaynaklarda ölüm tarihi 1790, 1798 olarak da geçmektedir)Mahtumgulı (Mahtumkulu) Firâgî, Türk dünyasının üç büyük şahsiyetinden (Hoca Ahmed Yesevi ve Yunus Emre ile birlikte) biri olarak kabul edilmektedir.


Biyografisini onun şiirlerinden öğrenebildiğimiz Mahtumkulu bir şiirinde kendisinin nereli ve kim olduğunu şöyle dile getirir:


“Bilmeyen soranlara aydıñız bu garıb adımızı
Aslı Gerkez, yurdu Etirek, adı Mahtumgulı’dır.”

(Bu arada, bu büyük üstadın şiirlerine sadece biyografisi için değil, yaşadığı devrin sosyal ve siyasi problemlerini araştırmak için de başvurabilirsiniz.)


"Firâkî", şairin mahlası olup "rahatlığı, azatlığı seven", "asayiş taraftarı" manalarına gelir. Bunun böyle olduğunu:


“Mahtumkulu adın döndü Firaka,
Parıg olup çek özünü kenara."
dizelerinden anlıyoruz.


İlk eğitimini obasındaki mollarla ve babasından alan Mahtumkulu, Lebab boyunda bulunan Kızılayak Obası medresesinde tamamlamış ve ardından Buhara'daki Kükektaş medresesine gitmiş ve bir süre de Hiva Şirgazi Medresesi'nde bulunmuştur. Eğitimi sırasında Arap ve Fars dillerini öğrenen Fuzûlî, Sâdî gibi doğu edebiyatının ünlü simalarının eserlerini de yakından öğrenmiştir. Türkmenistan başta olmak üzere Afganistan, Özbekistan ve İran'ın bir kısmını da dolaşan Mahtumkulu, bir süre Hindistan'da da bulunmuştur. Anadolu’ya gelip gelmediğine dair net bir bilgi olmamakla birlikte, şiirlerindeki bazı ifadeler bu topraklara da gelmiş olabileceğini bizlere göstermektedir.


Firâkî mahlâsıyla şiirler yazan şairin divanına almış olduğu yedi yüz şiirinden iki yüze yakını halk türküsü haline getirilmiştir.


Şairin dili sadedir. Halk çok kolay bir şekilde anlar. Ama burada anlar dediğimiz şey kelimenin manasıdır, şiirlerinin manalarını çoğu kişi anlayamaz. Çünkü şiirlerinin her satırı çok geniş ve derin bir bilgi taşımaktadır. Anlayabilmek için her satırını tekrar tekrar okumak gerekir. Şiirleri dil bakımından tamamen Türkmencedir, bundan dolayı Mahtumkulu Türkmen edebiyatının ilk tuğlasını koyan şahıs ve Türkmen edebiyatçılarının, hatta bütün Türkmenlerin üstadı olarak kabul edilmektedir.


Bir çoğumuz Mahtumkulu’nu büyük bir şair olarak biliriz. İlim adamlarından V.V. Bartold ve benzeri isimler de onun için "Türk halkları arasında Mahtumgulu gibi millî şâiri olan halk, sadece Türkmenlerdir." demektedir. Bu ifade bir yönüyle doğrudur ama diğer taraftan da eksiktir.


Çünkü Türkmenler'in akıl hocası ve Türkmen edebiyatının tartışmasız lideri olan Mahtumkulu'nun eserleri Türkmen hayatının her yönünü kapsamaktadır. İnsan hayatı, ahlakı ve sanatı tüm eserlerinde dile getirilir.


“Çakal-tilkiler kurt olmaz!”


Şiirlerinde Türkmenleri cezbeden yönlerden biri de, Türkmen hayatını yansıtırken; Türkmen mertliğini ve yiğitliğini tasvir ederek, Türkmeni her bakımdan olması gereken makama çıkarmasıdır. Aynen:


“Mert yiğit mert yerden öner
Namert asılha mert bolmaz.
Kurdun gözünde od yanar
Çakal-tilkiler kurt olmaz.


Yiğit oldur yurt üstünde
Canın verse din üstünde
Koç yiğitler il üstünde
Namus ile ar gerektir.”


dörtlüklerinde görüldüğü üzere…


Bu kapsamda Mahtumkulu, yaşadığı devirden günümüze kadarki dönemde ideal Türkmen tipini temsil eden büyük bir düşünür olmuştur.


Yine, yaşadığı dönemde iç ve dış karışıklıklara şahit olan Mahtumkulu, Türkmenlerin moral gücünü yükseltmiş ve birliğe çağırmıştır. O, bu nasihatlerini dini bir hava içinde vermiş, dinin emir ve yasaklarını herkesin anlayabileceği bir şekilde söylerken, beşeri münasebetleri zedeleyen hal ve davranışlardan da insanları uzaklaştırmaya çalışmıştır. Bu noktada, insanın iyi işlerle uğraşması gerektiğini dile getiren Mahtumkulu, bu dünyada yapılan her şeyin ahrette sorulacağını “Gidici Bolma” adlı çalışmasında şöyle ifade etmektedir:


“Mahtumkulu, gönülde köptür armanı,
Tapmadı akıbet derde dermanı,
Yetişir bir gün Tanrı fermanı,
Rûzu şeb gaflette yatıcı bolma!...”


“Tireler kardeştir, uruk yandır”
Türkmen Boylarının birleşmelerini, birlikte hareket etmelerini, millet olabilmenin, tarih sahnesinde yeniden devlet kurmanın ilk şartı olarak gören Mahtumkulu’nun divanına baktığımızda, milleti birleştirici en önemli faktör olarak inanç birliği görülmektedir. O, bu birliğe ulaşamayan toplumları dağınık kabul etmektedir.


Dolayısıyla, Göktepe Savaşları ve ardından SSCB’nin dağılmasıyla birlikte hayata geçecek olan Türkmen birliğinin rüyasını daha o zamandan görmeye başlayan ve bunu her fırsatta çalışmalarına yansıtan Mahtumkulu’nun yüzyıllar öncesinden yaptığı çağrı şöyledir:


“Türkmenler bağlasa bir yere beli,
Kurutur kulzumu, derya-yı Nili,
Teke, Yomut, Göklen,Yazır, Alili,
Bir devlete kulluk etsek beşimiz.


Gönüller yürekler bir olup başlar
Tartsa yığın erir topraklar taşlar
Bir sofrada hazır kılınsa aşlar
Göterirler ol ikbali Türkmenin.


Tireler kardeştir uruk yandır
İkballer ters gelmez hakkın nurudur
Mertler ata çıksa savaş sandır
Yor üstüne yörer yoluTürkmenin.”


Evet, Mahtumkulu büyük bir Türkmen şairidir ama aynı zamanda o, Türkmen birliğinin ve bir anlamda günümüzde eksikliğini daha çok hissettiğimiz Türk Birliği’nin, beraberliğinin rüyasının gören bir Türk dünyası sevdalısıdır.


Türkistan’daki boyların, haliyle Türkmenlerin de büyük sıkıntılar çektiği bir dönemde, Türkler için güçlü ve adil bir devlete olan ihtiyacı şiirlerinde dile getirmiş mert bir insandır. Dolayısıyla Mahtumkulu Firâgî ne sadece Türkmenlerin milli şairidir ne de sadece bir şairdir. Aynı zamanda o, Türk-İslam dünyasına mal olmuş bir düşünür ve mutasavvıftır.


O, yüzyıllar öncesinden büyük Türk dünyasına, birliğine hayatını adamış olan, Türk dünyasının manevi liderlerindendir.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Selamlar sayğılar çok güzel bir site yapmışsınız allah razı olsun. 2002 yılında Türkmenistana gitmiştim tarihi yerleri gezmeyi çok arzuladım. Aşkabat ve Göktepeyi gezme imkanım oldu.Ruhnameyi bir gece başladım ve ertesi gün saat 11:00 a kadar elimden bırakmadan okudum. Vize sorunu olmasıydı her yeri gezip ATAVATAN Türkmenistana doyacaktım ama kısmet olmadı. İnş vize sorunu kalkar ilk fırsatta yine giderim. Kendi sitemde Türkmenistan ziyaretimi yazdım okursanız katkı sunarsanız (kömek eylerseniz) sevinirim. sitem: www.turkbirligicephesi.com
mail adresim: durajans@hotmail.com