10 Ocak 2009 Cumartesi

Bağımsızlığın 15. Yılında Türkmenistan


Tarihte asırlarca zorluk ve zaferler dolu yollardan geçen Türkmen halkı 27 Ekim 1991 tarihinde, Büyük Saparmurat Türkmenbaşı’nın önderliğinde, bağımsızlığını kazanarak özgür ve tam bağımsız devletine kavuştu. 488.100 km2 yüzölçümüne sahip, 7 milyon’un üzerinde nüfuslu Türkmenistan Devleti, Cumhurbaşkanı Büyük Saparmurat Türkmenbaşı önderliğinde bu yıl bağımsızlığının 15. yıldönümünü büyük törenlerle kutlamaya hazırlanıyor. Ekim ayı boyunca 15. bağımsızlık yıldönümü şerefine, maliyeti 500 milyon dolar’ın üzerinde 44 yeni projenin açılışı yapılacak. Bu projeler arasında sanayi tesisleri, teleferik, bakanlık binaları, düğün sarayı, ticaret merkezi, milli kütüphane, konutlar, okul ve anaokulu, olimpik su sporları stadyumu, Alparslan adında Ulusal Gençlik Tiyatrosu, her vilayete yeni birer tiyatro ve “Türkmen Peri Masalları Dünyası” adında bölgenin en büyük eğlence parkı var.

Bağımsızlığın ardından yalnızca hammadde üretimine dayalı bir sanayi mirasına sahip olan Türkmenistan Devleti, Cumhurbaşkanı Büyük Saparmurat Türkmenbaşı’nın önderliğinde, açık kapılar siyaseti ilan ederek dünyanın önde gelen firmalarını Türkmenistan'a yatırıma davet etmiştir. Yabancı yatırımları Türkmenistan’a çekmek için uygun ekonomik ve politik ortam sağlanmaya çalışılmış ve halende çalışılmaktadır. Geçen 15 yıl içinde bağımsız Türkmenistan devleti sahip olduğu doğal kaynakları milli menfaatlerine en uygun şekilde kullanarak birçok temel alanda başarılı kalkınma planları geliştirerek büyük atılımlar yapmıştır.


Birleşmiş Milletler, 185 ülkenin oyuyla, 12 Aralık 1995 günü Türkmenistan'ın Daimi Tarafsızlık statüsünü onaylamıştır. Tarafsızlık prensibi diğer ülkelerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duymak, içişlerine müdahale etmemek, devletler arası ilişkilerde şiddete başvurmamak, uluslararası ilişkilerde Birleşmiş Milletler kararlarına öncelik vermek, tüm ülkelerle ve özellikle bölge ülkeleriyle olumlu ilişkiler kurmak ve işbirliğini güçlendirmek anlamına gelmektedir. Siyasi alanda izlenen barışçı ve tarafsız bir devlet politikası sayesinde siyasi istikrar sağlanmış, bağımsızlığın temelleri güçlendirilmiştir.


Cumhurbaşkanı Büyük Saparmurat Türkmenbaşı tarafından ekonomi alanında hayata geçirilen reformlar sonucunda, Türkmenistan Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son rakamlar itibariyle 2006 yılının ilk altı ayında Türkmenistan’ın ekonomik büyüme oranı yüzde 20,1 olarak kaydedilmiştir. Büyümenin sektörlere göre dağılımı şu şekilde gerçekleşmiştir. Endüstriyel büyüme yüzde 22,4; tarımsal büyüme yüzde 21,1 ; inşaat sektöründeki büyüme yüzde 18,6 ; ulaştırma ve iletişim sektörlerindeki büyüme yüzde 19,8 ; ticaret ve hizmet sektörlerindeki büyüme sırasıyla yüzde 24,7 ve 15,5 olarak kaydedilmiştir. Türkmenistan ekonomisinin temelini oluşturan petrol, doğalgaz ve enerji sektörlerinde de büyüme görülmüştür. Kişi başına düşen milli gelir 1991 yılında 7,5 dolar iken, şu anda 8 bin dolar’a ulaşmıştır.


Bağımsızlığın ilk yıllarında gıda sektöründe büyük zorluklar çeken Türkmenistan, çeşitli tarım politikaları geliştirerek ve tarımsal alanda yabancı ülkelerle işbirliği yaparak, gıda sektöründe kendi kendine yetebilir duruma gelmiştir. Türkmenistan yeni teknolojiler ve sulama tekniklerinden yararlanarak, ekili alanlarını arttırmış önemli bir tahıl üreticisi olmuştur. Bu yıl 3,5 milyon ton’dan fazla tahıl hasatı yapılmıştır.


Topraklarının önemli bir kısmı çöl olan Türkmenistan tarıma elverişli alanların büyük bölümünde pamuk yetiştirmektedir. Türkmenistan, Orta Asya’da ikinci önemli pamuk üreticisidir. Özellikle tekstil yatırımları sayesinde daha önceleri pamuğun tamamını ihraç eden Türkmenistan, Orta Asya’nın tekstil ve hazır giyim merkezine dönüşmüştür. 1991 öncesinde sadece hammadde üreten Türkmenistan şu anda dünya ülkelerine kaliteli işlenmiş ürünler ihraç eden bir devlet haline gelmiştir. Şu anda Türkmenistan’da üretilen tekstil ürünleri A.B.D., Kanada, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, Ukrayna, Çin, İsviçre’nin de aralarında bulunduğu 30’dan fazla ülkeye ihraç edilmektedir. Yabancı ortaklarla işbirliği içinde ilerlemek ve ortak girişimlerde bulunmak yoluyla tekstil sektörünün kalkınmasını sağlamak, Türkmenistan Tekstil Bakanlığının kurulduğu ilk günden itibaren öncelikli hedefi olmuştur. Yabancı yatırımın ülkeye gelmesinde sağlanan kolaylıklar sonucunda ünlü Türk, Amerikan, İtalyan ve Alman firmalarının katılımlarıyla kurulan fabrikalar sayesinde tekstil sektörünün milli ekonomi içindeki payında önemli ilerleme kaydedilmiştir. Türkmenistan’da yabancı yatırımın Tekstil Fabrikalarının kurulmasındaki payı yüzde 15-20 civarındadır. Şu anda Türkmenistan’da tekstil sanayi’nin payı toplam sanayileşme oranının yüzde yirmi beş’ine tekamül etmektedir. Üretilen hazır giyim ürünlerinin toplam ihracat oranının yüzde 50’sini oluşturmaktadır.


Ülke ekonomisinin temel taşını pamuğun yanı sıra doğalgaz ve petrol oluşturmaktadır. Dünyanın dördüncü en büyük doğalgaz rezervine sahip Türkmenistan’ın, doğalgaz üretimi 2005 yılında, 1995 ile karşılaştırıldığında ikiye katlanmıştır. Doğalgaz endüstrisinde büyük rol oynayan Turkmenneft Devlet İşletmesi Türkmenistan’ın batısında bulunan doğalgaz alanlarının geliştirilmesini amaçlamaktadır. Aynı zamanda, ülke içindeki doğalgaz boru hattı ağıda güçlendirilmektedir. Bağımsızlık yılları süresince, 30,000km’nin üzerinde doğalgaz boru hattı ağı yapılmıştır. Sonuç olarak, doğalgaz bir uçtan öteki uca ülke çapında tüm evlere götürülmüştür. Türkmenistan’ın 2020 yılına kadar Milli Ekonomik, Politik ve Kültürel Kalkınma Stratejisi’ne göre halka doğalgaz, elektrik,su ve tuz devlet tarafından ücretsiz verilmektedir.


Ayrıca, Türkmenistan’ın 2020 yılına kadar Milli Ekonomik, Politik ve Kültürel Kalkınma Stratejisi, enerji sektörünün ulusal endüstri, tarım ve kamusal ihtiyaçları karşılayabilmesi ve aynı zamanda Türkmen elektrik enerjisi ihracatını arttırmak için geliştirilmesini öngörmektedir. Ülkede bol bulunan ucuz ve çevreye zararsız doğalgaz elektrik enerjisi üreten santraller kurulmuştur. Enerji üretim birimlerinde modernizasyona gidilmiş, Abadan, Balkanabat şehirlerindeki elektrik santrallerinin imkanları arttırılmış, Türkmen elektrik enerjisini Afganistan, Pakistan, İran ve Türkiye’ye ulaştıran enerji nakil hatları kurulmuştur. Elektrik enerjisi ihracatı yakın zamanda tamamlanacak olan iki yeni santral Serakhs ve Meshed ile daha da arttırılacaktır.


Türkmenistan’ın modern sanayi politikasının referans noktası, ülkenin siyasi statüsünü bağımsız bir devlet olarak kazandığı 1991 yılıdır. Devlet, sanayi alanları geliştirmek, işleme sektörünü ihracatı çeşitlendirecek işlenmiş mallar imal edebilecek duruma getirmek, ithalatı azaltmak, yeni iş alanları yaratmak ve milli sosyal ekonomik istikrarı arttırmak amacıyla hızlandırılmış kalkınma stratejisini geliştirmiştir. Türkmenistan’ın sanayi politikasının ve kalkınmasının en önemli özelliği yeni sanayi tesisleri ve fabrikaların kurulmasına öncelik verilmesidir. 1991 ve 1995 yıllarında yeni işletmelere yapılan toplam yatırım miktarı yüzde 70’tir. Bu tesisler yabancı inşaat firmaları ile işbirliği içinde en son teknolojilerle donatılarak inşa edilmiş, Türkmenistan ekonomisinin öncüsü olmuşlardır. Yabancı inşaat şirketlerinin sahip olduğu, kısa zamanda endüstri tesisleri inşa etme olanağı sağlayan gelişmiş inşaat teknolojileri, yeni üretim potansiyelinin oluşturulmasına hız kazandırdığı için büyük önem taşımaktadır. Gelişmeyi hızlandıran diğer bir önemli faktör ise yabancı yatırımlardır.


Bağımsızlıktan sonra ülkeye 8 milyar dolar yabancı yatırım girmiş olup bu yatırımın 4.5 milyar doları Türk şirketleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Son yıllarda enerji, tekstil ve inşaat alanlarında büyük atılımlar gerçekleştiren Türkmenistan’da endüstriyel altyapının kurulmasında Türk firmalarının büyük katkıları olmuştur. Son dönemde Türkmenistan’da Türk firmaları tarafından tarım teknolojileri, bankacılık, sağlık sektörü, kağıt sanayisi inşaat, demir-çelik ve gıda sektöründe de yatırımlar gerçekleşmektedir. Resmi rakamlara göre Türkmenistan’da kayıtlı 300’ün üzerinde Türk sermayeli firma, ortalama 12.000 Türk işçisine Türkmenistan’da iş imkanı sağlanmaktadır.


Ayrıca eğitim alanında ortak protokoller imzalanarak T.C. Hükümetinin kararı ile 1500’ün üzerinde Türkmen öğrencinin Türkiye’nin çeşitli eğitim kurumlarında eğitim görmeleri sağlanmıştır, ve bu öğrenciler aldıkları eğitim ile Türkmenistan’a döndüklerinde Türkmenistan’ın gelişimine katkıda bulunmaktadırlar. Tarım, sağlık, kültür, askeri alanlarda da iki ülke arasında ortak protokoller imzalanmış olup, çalışmalar devam etmektedir.



“Biz bir millet iki devletiz” sözünü sıkça tekrarlayan Cumhurbaşkanı Büyük Saparmurat Türkmenbaşı’nın arzusu Türkiye ile ilişkilerin daha da artmasıdır. Kardeş devlet Türkiye, sadece ekonomik alanda değil eğitim, kültür ve daha birçok alanda gerçekleştirilen işbirliği ile genç Türkmenistan Cumhuriyetinin gelişiminde büyük katkılarda bulunmuş ve halende bulunmaktadır.



Şu anda 120’den fazla devletle diplomatik ilişki kuran ve 40’tan fazla uluslararası örgüte üye Türkmenistan devletinin Cumhurbaşkanı Saparmurat Türkmenbaşı önderliğinde uyguladığı kalkınma stratejisi ve aynı zamanda iç ve dış politikasında da istikrarlı duruşu, sayesinde,15 yıl gibi bir zaman diliminde önemli işler yaparak büyük bir kalkınma hamlesi gerçekleştirmiş, ve Türkmenistan gözle görülebilir bir gelişim kaydetmiştir.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

nevruzu bizim kürtlerde kutluyor acaba bu halk oğuz olabilir mi sizin görüşlerinizi bekliyorum.